4 Kasım 2011 Cuma

Sn. Hisarcıklıoğlu'na Açık Mektup

TOBB Başkanımız Sn. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun deprem bölgesi ile ilgili son derece duyarlı ve yardımsever beyanatlarını gururla izledim. TOBB gibi bir kurumun mağdur vatandaşlarına maddi ve manevi olarak yardım eli uzatmak için her imkânını kullanması takdire şayandır.

Beyanatlar arasında en çok ilgimi çeken ve beni en çok heyecanlandıran konu tabii ki yine spor oldu. Bölgedeki vatandaşlarımızın maddi yardımlar dışında moral motivasyonlarının yükseltilmesi ve hayata tekrar tutunabilmeleri için sosyal yönden de destek görmeleri gerekiyor. Bu zarureti son derece güzel tahlil etmiş olan Başkanımız bölgedeki çocukların spor yapabilmeleri için basketbol branşına destek verileceğini belirtiyor. Eminim, bu pozitif yaklaşım benim gibi hayatını spora adamış herkesi çok memnun etmiştir. Ancak konunun daha detaylı ele alınmasının faydalı olacağı kanaatini taşımaktayım. Sanıyorum ki, yıllardır sosyal sorumluluk projelerini başarı ile yürüten İTO Eğitim ve Sosyal Hizmetler Vakfı Spor Kulübü Derneğimizin adının artık daha fazla duyurulmasının vakti geldi.

Her konuda olduğu gibi spor sektöründe de en güçlü kurumlardan birisi hiç şüphesiz TOBB’dur. Ülkemizdeki tüm kulüplerin şirketerinin üye olduğu odalarımız arasında İTO’nun farklı bir yeri ve konumu vardır. Kendi çatısı altında bir spor kulübü derneği kurmuş olan İTO spor sektörüne aktif katkılar yapmaya devam etmektedir. İTO Spor Kulübü Derneği’nin Başkanlığı yanı sıra Türkiye Cimnastik Federasyonu Başkanlığı görevini de 32 yıldır sürdürmekteyim.

Sayın Başkanımıza naçizane bir öneride bulunacağım, basketbol 7-8 yaşından küçük çocuklarımızın yapabileceği bir spor dalı değildir. 4 yaşından daha küçük çocuklar zaten bakıma muhtaçtırlar ve bölgede yaşayan çocuklar ergenlik dönemlerinin ilk yıllarında evlerine ekmek götürebilmek için çalışmaya başlamaktadırlar. Kısacası bölgede spor yaptırmak için hedeflemesi gereken yaş grubu 4-12 aralığındadır. Bölge halkının fiziksel yapısı genetik olarak ele alındığında da basketbol branşında başarılı olma ihtimali oldukça düşüktür.

4-12 yaş arası Vanlı gençlerimizin cimnastik branşı kullanılarak temel spor eğitimine tabi tutulmaları ve temel eğitimlerini tamamladıktan sonra 7 yaş civarında diğer yetenekli oldukları branşlara yönlendirilmeleri en doğru yöntem olacaktır.

TOBB ailesinden bir yönetici ve spor adamı olarak, yine TOBB ailesinden bir spor kulübünün ve Türkiye Cimnastik Federasyonu’nun başkanı olarak kurumlarımızın bu proje ile ilgili her türlü bilgi birikimini hizmetinize sunmaya hazırız.

Sevgi ve Saygılarımla,
Atilla Örsel
İTO Eğitim ve Sosyal Hizmetler Vakfı Spor Kulübü Derneği
Başkanı

29 Nisan 2011 Cuma

Spor için en uygun saat hangisi?

Spora başlayan tüm gençlerimizin aklından mutlaka profesyonel birer yıldız olmak geçmektedir. Profesyonel sporcu olabilmek için birçok şartın bir araya gelmesi şarttır.

İyi bir sporcu olabilmek, branşa uygun fiziksel özelliklere sahip olmayı gerektirir, her branşın kendine özgü incelikleri vardır. İlgilenilen branşa sadece fiziksel olarak değil psikolojik olarak da uygun olmak önem taşımaktadır. Uygun sporcu adayının performansını sürdürebilmesi için beslenme ve dinlenme konularında bilimsel programlara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu şartların haricinde sporcu adayının yeteneklerinin de üst düzeyde olması gerekmektedir. Tüm bu özellikleri bünyesinde barındıran sporcu adayının ihtiyacına cevap verebilecek tesislerde, yeterli saatlerde ve ehil kişiler tarafından antrene edilmesi en önemli konudur.

Yukarıdaki koşulların bir araya getirilmesi ve profesyonel sporcular yetiştirilmesi başlıbaşına bir organizasyondur, oysa bizim en önemli misyonumuz sporu tabana yaymak ve spor kültürünü gençlerimize aşılamaktır. 4 – 7 yaş aralığındaki çocuklarımızı cimnastik branşına yönlendirerek kaslarının ve iskelet sisteminin gelişimi sağlamak gerekmektedir. Motor sistemi gelişen ve dengeli hareket etmeyi öğrenen bu genç vücutlar her spor branşında başarıya daha yakın olacaklardır.

8 – 12 yaş arası çocuklarımızı ilgi duydukları ve fiziksel özelliklerinin uygun olduğu cimnastik, yüzme, atletizm, voleybol, basketbol, hentbol, bisiklet, tenis, yelken gibi branşlara yönlendirebiliriz. 12 – 35 yaş aralığındaysa ilgi duyulan her türlü sporu bilinçli ve yetkin çalıştırıcılar gözetiminde yapmakta hiçbir sakınca yoktur.

35 yaş sonrasında insanlar genellikle gençlik yıllarında yaptıkları spor branşlarına devam etme gayreti göstermektedirler. Bu dönemlerde başlayan fiziksel performans azalmasına son derece dikkat edilerek yapılan sporun dozajı düşürülmelidir. Artık önemli olan sportif performansın geliştirilmesi değil vücut sağlığının korunmasıdır. Çok başarılı profesyonel sporculardan bazıları 40 yaş civarına kadar performanslarını sürdürebilmektedirler. Ancak bu yaşlardan sonra yapılacak en faydalı spor türü tempolu yürüyüşler ve vücut ağırlığı ile yapılan kültür fizik hareketleridir.

İnsan vücudunun spor yapmaya en elverişli olduğu saatler sabah 10 – 12 arası, akşam ise 17 – 19 arasıdır. Bu saatler dışında harcanan performans istenmeyen sakatlıklara neden olabilmektedir. Örneğin vücudumuzun dinlenme saati olan gece 23 den sonra bir halı saha futbol maçı oynamak her türlü riske açık olmak anlamına gelmektedir. İyi ısınmadan ve vücudu hazırlamadan yapılan spor her türlü kas ve iskelet sistemi sakatlığına yol açabileceği gibi kalp rahatsızlıklarının da ortaya çıkmasına sebep olabilmektedir. Sağlık için spor yaparken sağlığımızı gerçekten koruyabilmek için mutlaka uzmanların tavsiyelerine uymalıyız. Sağlık ve spor dolu günler dilerim.

22 Nisan 2011 Cuma

Bu maçın iki galibi var

2010 yılı Nisan ayında Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nın nazik davetiyle gerçekleştirmiş olduğumuz Veteran Futbol Takımları gösteri ve dostluk maçının rövanşında, tam bir yıl aradan sonra Mersinli dostlarımızı misafir etmenin mutluluğunu yaşadık.
Son derece samimi bir atmosferde geçen karşılaşma ve iki gün boyunca süren aktiviteler çok değerli dostluklar kurulmasına vesile oldu. Bir kez daha sporun birleştirici özelliğine tanıklık ettik. Çeşitli meslek gruplarından ticaret erbablarının, iki günlüğüne de olsa ticari kimliklerini geri plana itip birer sporcu gibi yer aldıkları aktiviteler birbirinden keyifli anlarla doluydu. Her ne kadar ticari kimlikler geri plana atıldı desek de, bir çok meclis üyesinin birbirleri ile iletişime geçip birlikte iş yapma ve hatta ortaklıklar kurma planlarının konuşulduğunu da belirmekte fayda var. Kazanmış olsak da, benim için maçın sonucu fazla bir önem arz etmiyor, esas amaç spor çatısı altında iki şehrimizin Meclis Üyelerinin ilişkilerini kuvvetlendirmekti... İki gün boyunca yapmış olduğum gözlemler sonucunda, bu amaca fazlasıyla ulaştığımızı rahatlıkla söyleyebilirim. Bu yüzden bence bu maçın iki galibi vardı...

Spor Kulübü Yönetimi olarak son derece önem verdiğimiz bu organizasyona misafir olarak bizleri onurlandıran Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sn. Serdal Kuyucuoğlu, Yönetim Kurrulu Üyeleri Sn. Ayhan Kızıltan, Sn. Uğur Kuzucu, Sn. Ufuk Maya, Sn. Kasım Tanrıöver, Sn. Hakan Sefa Çakır, Meclis Başkanı Sn. Faik Burakgazi, Meclis Başkan Yardımcısı Sn. İsmet Sökün başta olmak üzere tüm Mersinli dostlarımıza teşekkür ederiz.

Uzun yıllar sürecek iş ilişkileri ve dostlukların temellerinin atıldığı bu organizasyona katılarak Spor Kulübümüze destek veren Yönetim Kurulu Başkanımız Sn. Dr. Murat Yalçıntaş’a, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcımız Sn. Dursun Topçu’ya, Yönetim Kurulu Üyelerimiz Sn. Mehmet Develioğlu’na, Sn. İsrafil Kuralay’a ve Sn. Murat Sungurlu’ya da teşekkürü bir borç biliriz.

Organizasyonun başarıyla gerçekleşmesinde en önemli rolü üstlenen Başkanlık ve İdari Hizmetler Şubelerimizin yönetimlerini ve çalışanlarını da tebrik etmeyi unutmamamız gerekiyor.

Spor sektörünün şehrimiz ticareti açısından ne kadar önemli olduğunun bilincine her geçen gün daha ayrıntılı olarak hakim olan Meclis Üyelerimizin Spor Kulübümüze verdikleri destek her geçen gün artarak büyüyor.

Daha önceki yazılarımda kullandığım kelimeleri tekrarlayarak konuyu özetlemek istiyorum. Spor barıştır, spor sağlıktır, spor dostluktur, spor kardeşliktir...

22.04.2011'de yayımlanmıştır.

15 Nisan 2011 Cuma

Hannover'de Dostluk ve Spor

Bu yazımda spora farklı bir pencereden bakmanızı sağlamak istiyorum. Uzun zamandır kamuoyunu meşgul eden "Sporda Şiddet" yasası kısa bir süre önce resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi.
Eski bir atlet ve bir sporsever olarak, sporda şiddet kullanımını engellemek adına yapılan bu düzenlemeleri görmekten derin üzüntü duyuyorum. Aslında spor dostluğu ve dayanışmayı pekiştiren bir olgudur. Elbette otoritelerin sporda şiddeti engellemek için sert yaptırımlar uygulamaları gerekebilmektedir ancak esas olan olayların bu aşamaya gelmeden önlenebilmesidir. Olaylara karışan insanları cezalandırmaktansa, olayların çıkmasına engel olacak spor kültürü eğitiminin tüm sporseverlere aşılanması daha kalıcı bir çözümdür.

Hannover fuarında geçirdiğimiz üç gün benim için farklı bir deneyime sahne oldu. Yönetim Kurulumuzun da katılımıyla spor sayesinde elde edilen dostluk ve dayanışma olgularının en güzel örnekleri yaşandı. Nasıl mı oldu? Anlatayım...

Hannover fuarına katılacak olan Meclis Üyelerimiz ile havaalanında buluştuğumuz ilk andan itibaren, mesleki faaliyetlerimiz dışında, en sık tartışma konumuz hep spor oldu. Önce, konuşmalarımızın renklenmesi için birbirimize hangi takımları tuttuğumuzu sorarak sohbete başladık. Bu başlangıç sayesinde Mustafa Büyükdere'nin Trabzonsporlu, Mehmet Erhan Hoşanlı ve Mehmet Akif Özyurt'un Galatasaraylı, Burhan Silahlı kardeşimizin Beşiktaşlı, Levent Gani Yusufoğlu'nun ile Mustafa Kılıç'ın da Fenerbahçeli olduğunu öğrenmiş olduk. Ben de İTO Spor Kulübü’nün Başkanı ve Fenerbahçe Spor Kulübü’nün eski bir Yönetim Kurulu Üyesi olarak kulüplerimi elimden geldiğince iyi temsil etmeye çalıştım. Seyahatimiz boyunca sık sık o haftaki maç sonuçlarına bakarak değerlendirmeler yaptık, bol bol şakalaştık. Ciddi iş konuları arasında birbirimize yaklaşmamızı engelleyen sınırları spor sayesinde ortadan kaldırıp dostça konuşma fırsatını yakaladık.

Burada vurgulamak istediğim en önemli husus, Yönetim Kurulumuz hepimizi mesleğimizden dolayı seçip o fuara göndermesine rağmen bizi birbimize esas yakınlaştıran şeyin ticari kimliğimizden ziyade spor olmasıydı. Spor her zaman iletişime kapı açan, insanları birbirine yaklaştıran bir faktör olarak bizim gezimizin de daha renkli ve başarılı geçmesinde son derece etkili oldu.

Bu vesileyle, hem mesleki gelişimimiz, hem de Meclis Üyesi arkadaşlarımızla yakınlaşmamız açısından son derece yararlı bu geziyi bize sağlayan Yönetimimize, Odamız Personeline, bizi yalnız bırakmayan Başkan Yardımcımız Sn. Dursun Topçu'ya, Genel Sekreterimiz Sayın Dr. Cengiz Ersun ve Genel Sekreter Yardımcımız Sayın Selçuk Tayfun Ok'a şahsım ve arkadaşlarım adına içtenlikle teşekkür ederim.

8 Nisan 2011 Cuma

Halk ile sporun buluşması

Günümüzde birçok spor organizasyonu astronomik bütçelere sahip görsel şölenlere dönüşmüş bulunmaktadır. Her geçen gün eğlence sektörü formatına yaklaşan bu sportif organizasyonlarda izleyenler ile icra edenler arasındaki mesafe açılmaktadır.

Futbol müsabakalarında sporcular ile seyirciler arasına çekilen tel örgüler, salon sporlarında saha kenarına dizilen güvenlik güçleri her ne kadar zaruri olsa da, halk ile sporun kucaklaşmasını engellemektedir. Bir olguyu kendiniz denemedikçe benimsemeniz imkansızdır. Hatayında top oynamamış bir insanın spor ile ilgilenme ihtimali yok denecek kadar azdır. Bu yüzden spor sektörünün büyüyebilmesi için sporun halka götürülmesi ve halk ile sporun kucaklaşması sağlanmalıdır. Yaş aralığı ne olursa olsun mutlaka her insanın yapabileceği basit spor egzersizleri vardır.

10 – 16 Temmuz 2011 tarihlerinde İsviçre’nin Lozan kentinde düzenlenecek olan Gymnaestrada sporun halk ile buluşturulduğu mükemmel organizasyonlardan bir tanesidir. Dünya Cimnastik Federasyonu’nun branşı halka tanıtmak ve sevdirmek için düzenlediği bu cimnastik festivalinde birbirinden güzel halka açık gösteriler sunulmaktadır. Altmış yaş üstü bir halk oyunları grubundan, beş yaşındaki bir akrobatik cimnastikçiye kadar genişleyebilen katılımcı kitlesiyle, binlerce izleyicinin buluştuğu bu açık hava organizasyonu halka sporu sevdirebilmek için önemli bir fırsat sunmaktadır.

Spor sektörünü genişletmenin yolu her ne kademede olursa olsun daha çok insana spor yaptırmaktan geçmektedir. 2012 yılında Avrupa Spor Başkenti olma hakkını kazanmış bulunan şehrimizde daha fazla halka açık organizasyon gerçekleştirerek spor sektörünün gelişmesine katkıda bulunmak İstanbul Ticaret Odası Meclisinin en önemli ticari, sosyal ve kültürel sorumlulukları arasındadır. Bu bağlamda 2012 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile yapılabilecek bir işbirliği sayesinde Gymnaestrada’nın İstanbul’da organize edilebilmesi son derece önemli bir fırsattır.
En az 20.000 kişinin aktif izleyici olarak şehrimizi ziyaret etmesiyle gerçekleşecek olan Gymnaestrada, eşsiz gösterileri ve satış standları ile hem önemli ekonomik katkı sağlayacak, hem de halkımızın katılımıyla sporun tanıtımına faydlı olacaktır.

2010 Avrupa Spor Başkenti vesilesiyle başlatılacak bu organizasyon gelenekselleştirilerek şehrimizde ve hatta ülkemizin bir çok yerinde halkımıza sporu sevdirecektir.
Hepinize spor ve sağlık dolu günler dilerim.

08.04.2011'de yayımlanmıştır.
Görsel şuradan alınmıştır : http://fr.wikipedia.org/wiki/Fichier:Gymnaestrada_-_d%C3%A9monstration_de_grand_groupe.jpg

1 Nisan 2011 Cuma

Temel Spor Eğitimi ve Atletizm

Temel spor branşları arasında yer alan atletizmden yardım almadan yapılan tek bir spor dalı yoktur.
Yüzücüler, Formula 1 pilotları, basketbolcular, futbolcular, boksörler, masa tenisçileri ve aklınıza gelebilecek tüm spor branşlarında faaliyet gösteren sporcular vital kapasitelerini artırabilmek için atletizm antrenmanları yaparlar. Profesyonel sporcuların tamamı form tutabilmek için ölü sezonda yoğun atletizm çalışmaları yaparlar. Hareket ederek yapılan her şeyin temelinde cimnastik ve atletizm vardır.

Hepimiz bir çok spor müsabakası izleriz, bazı sporcu veya takımlar karşılaşmaların sonlarını çok iyi oynayarak sahadan galibiyetle ayrılırlar. Bir spor müsabakasının sonunu iyi oynayabilmek için oyuncunun beynine yeteri kadar oksijen gidiyor olması gerekir. Sporcu uzun performans periyodunun sonunda bile ayakta kalabilmek için çok formda olmalıdır. Form tutmak için güçlü olmak gerekir, fiziksel direnç düştükçe zihinsel performans da azalır. Kısaca analiz edecek olursak, yapılan spor dalı ne olursa olsun sezona atletizm antrenmanı yaparak hazırlanan, yeteri kadar güç depolayan ve form tutan sporcular diğerlerine oranla önemli bir avantaj elde etmektedirler.

Profesyonel olarak atletizm yapan dünya çapındaki sporcular insan bedeninin sınırlarını zorlayarak insan üstü performans sergilerler. Son derece açık ve hassas ölçümleme sistemleri ile değerlendirilen sonuçlar insan bedeninin gelişiminin kayıt altına alınmasına yardımcı olurlar.

Sporcu adaylarının fiziksel ölçümlerinin doğru yapılması ve bu ölçümlerden sonra branşlaşma sağlanması son derece önemlidir. Bir sporcunun fiziksel özellikleri performansına direkt olarak etki eder. Şimdi gözünüzde canlandırmaya çalışın yüzme yarışlarında hiç bir siyahi sporcu gördünüz mü? Başka bir örnek daha verelim 100 metre yarışı finallerinde beyaz bir atletin madalya aldığını hatırlıyor musunuz? Elbette bazı istisnalar olabilir ama doğal adale yapılarından dolayı beyaz ırkın daha dayanıklı, siyah ırkın ise daha hızlı olduğu tartışılmaz bir gerçektir.

Sadece adale yapısı değil, vücut ölçüleri de performansa etki eder. Uzun boylu bir sporcunun cimnastik branşında başarılı olması ne kadar zorsa, kısa boylu bir sporcunun da basketbol sahasında işi o kadar zordur.

Atletizm her yaşta herkesin kolayca belirli limitler dahilinde yapabileceği ve sağlıklı yaşam yolunda ciddi katkılar sağlabilen bir branştır. Yaşınız ne kadar ileri olursa olsun günde birkaç dakika yürümek yaşam kalitenizi artıracaktır.
Sağlık ve spor dolu günler dilerim.

25 Mart 2011 Cuma

Temel Spor Eğitiminde Yüzme

Cimnastik ve atletizm ile birlikte yüzme branşı da temel spor dalları arasında bulunmaktadır.
Yüzme, karadan farklı bir yerçekimi ortamında yapıldığı için kasların tüm hareket yönlerine doğru dirence karşı güç harcamasıyla gerçekleştirilen bir branştır. Örneğin karada bir ağırlığı kaldırırken güç harcarsınız ama aynı ağırlığı indirmek için yerçekiminden faydalanır ve ağırlığı sadece boşluğa bırakırsınız. Bu şartlarda yalnızca kaldırma işlemi sırasında güç harcanır. Yüzmede durum bundan farklıdır, suyun kaldırma kuvveti ve yoğunluğu sporcuların işini zorlaştırır, su içinde yapılan her hareket güç gerektirir.

İnsanoğlu doğduğu andan itibaren karada hareket etmek için dengesini, iskelet ve kas sistemini geliştirmek yönünde çaba harcar. Hayati önem taşıyan bir başka konu ise suda yaşamayı öğrenmektir. Yaşam kaynağı olduğunu bildiğimiz su, yüzemeyen insanlar için ölümcül bir tehlikeye dönüşür. Bu yüzden ülkemiz gibi üç tarafı sularla çevrili bir yerde herkesin yüzme öğrenmesi gerekmektedir.
Suda yaşamak ile profesyonel yüzme sporunu birbirine karıştırmamak gerekir. Denizde belirli bir mesafe katetmek veya serinlemek için yüzebilirsiniz ama yüzme sporunun icra edildiği yer havuzlardır. Her ne kadar ülkemizin üç tarafı sularla çevrili olsa da tuzlu suda yüzmek ile tatlı suda yüzmek oldukça farklı teknik ve performans gerektirmektedir. Bu yüzden profesyonel yüzme branşında başarılı olmak için tesisleşme şarttır. Diğer branşların aksine yüzmede tek bir amaç vardır : Daha hızlı yüzmek...

Daha hızlı yüzebilmek için yarışılan branşın tekniğine hakim olmak gerekir. Antrenörler sporcularına serbest, sırtüstü, kurbağalama ve kelebek sitillerinin inceliklerini öğrettikten sonra mümkün olduğu kadar çok antrenman yapmak gerekmektedir. Bir yüzücü antrenmanlarında ne kadar çok kilometre yüzerse derecelerini o kadar geliştirecektir.

Ülkemiz ağır eğitim sistemleri dahilinde tahsillerini de sürdürmeye çalışan yüzücü gençlerimizin antrenman programlarına devam ederlerken gösterdikleri özveri takdire şayandır. Sabah okula gitmeden önce ve okuldan çıktıktan sonra saatlerce son derece zorlu çalışma programları uygulayan yüzücülerimizin başarı seviyelerinin artırılması için okullara havuzlar yapılması şarttır.
Çocuklarımıza suda yaşamayı öğretmek her spor adamının önemli görevlerindendir.
Sağlık ve spor dolu günler dilerim.

18 Mart 2011 Cuma

Temel Spor Eğitiminde Cimnastik

Geçen yazımda temel spor eğitiminin yaşamımızdaki öneminden bahsetmiştim. İTO Meclis Üyelerinin bu konuda verecekleri destek ile spor kültürümüzün geliştirilerek yeni nesillere aktarılması gerek sosyolojik gerek ticari açılardan son derece önemlidir.

Temel spor eğitimi ve spor kültürünün küçük yaşta aşılanması ile gençlerimiz büyük başarılara imza atmaktadırlar. Bugün Fenerbahçe gibi son derece önemli kulüplerimizden birisinin futbol şubesi teknik direktörlüğünü yürütmekte olan Aykut Kocaman konunun en güzel örneklerinden birisidir. Aktif sporculuğu döneminde Türk Futbol Tarihinin en değerli golcülerinden birisi olan Aykut Kocaman’ın spor yaşantısına cimnastik branşıyla başladığını biliyor muydunuz ?

Konya Selçuk Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Yrd. Doç. Dr. Metin Şahin aynı zamanda Taekwondo Federasyonu başkanlığı görevini sürdürmektedir. Aktif sporculuk hayatı boyunca dünyanın sayılı yeteneklerinden birisi olarak gösterilen Şahin’in eski bir cimnastikçi olmasının kariyerine etkisi yadsınamaz.

Sonuç olarak doğru temel spor eğitimi verildiği taktirde dünya çapında başarılara imza atmak çok zor görünmemektedir. Temel spor eğitiminin sportif performansa etkilerinin yanı sıra sosyal başarılara da katkısı yukarıdaki iki örnekte açıkça görülmektedir.

Temel spor eğitimi sayesinde çocuklarımızın hayata hazırlanması sağlanmakta, aynı amaç uğrunda güç birliği yapmayı öğrendikleri ekip çalışmaları ile ilerleyen yıllarda başarıya ulaşmaları kolaylaştırılmaktadır. Aslında sporun atletik başarılar elde edilmesi ve üst düzey görselliğe sahip olmasına rağmen en ciddi faydalarının toplumsal boyutlarda gerçekleştiğini kabul etmek zorundayız. Bu bağlamda çocuklarımız atletik başarılara ulaşmasalar bile mümkün olduğu kadar uzun süre spor yapmalarını sağlamak bizlerin en önemli görevleri arasındadır.

Tüm spor dallarının temeli olarak kabul gören cimnastik branşının gelişimi konusunda yapılacak olan yatırımlar ülke sporunun geneline ciddi kazanımlar sağlayacaktır. Bu bilinçten hareket ederek İTO’nun da katkılarıyla hizmete giren Türkiye Cimnastik Federasyonu Kartal Spor Eğitim Merkezi yüzlerce minik sporcu adayına hizmet vermektedir. Sayın Meclis Üyelerimizin 4 – 12 yaş arasındaki çocuklarını da özel şartlarla bu hizmetten faydalanmaya davet ediyoruz. Temel cimnastik eğitimi için 0 (216) 374 46 46 numaralı telefondan ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.
Sağlık ve spor dolu günler dilerim.

11 Mart 2011 Cuma

Temel Spor Eğitimi ve Sosyal Yaşam

İyi bir sporcu olabilmek için doğru temel spor eğitimi alınması şarttır. Yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda temel spor eğitiminin üç ana branş çatısı altında toplandığı görülmektedir.
Profesyonel spor yaşamına adım atacak olan sporcu adaylarının yüzme, atletizm ve cimnastik branşları ile ilgili alacakları eğitimler, spor kariyerlerinin daha iyi seviyelere gelmesinde yardımcı olmaktadır.

Sonuç olarak faaliyet gösterilecek branş hangisi olursa olsun sporcunun başarısını etkileyen en önemli faktör temel spor dalları ile ilgili küçük yaşta aldığı eğitimdir. Yere nasıl basacağını bilemeyen veya dengesini kuramayan bir genç ne kadar yetenekli olursa olsun başarılı olması beklenemez.

Üst düzey profesyonel sporcu olabilmek için tüm faktörlerin bir araya gelmesi ve çok çalışmak gerekmektedir. İlgili spor branşına yatkın fiziksel yapıya sahip olmak, yetenek, iyi beslenme, doğru ve yeterli antrenman sayılarına ulaşmadan üst düzey sporcu olunması imkansızdır. Bununla birlikte her spor yapan insanın üst düzey sporcu olması da beklenemez. Spor sadece yarışma ve rekabet olarak değil aynı zamanda bir hayat tarzı olarak kabul edilmelidir. Spor yapan insanların daha sağlıklı ve daha sosyal oldukları şüphe götürmez bir gerçektir. Takım ruhuna sahip oldukları için bu tip insanların iş hayatlarında da diğerlerine oranla daha başarılı oldukları gözlemlenmektedir.

Spor yapan çocuklarımız profesyonel sporcu olmasalar bile spor sayesinde kötü alışkanlıklardan uzak durup sağlıklı bir sosyal gelişim göstermektedirler. Spor, bedensel sağlıklı yaşamın yanı sıra zihinsel sağlıklı yaşamın da en önemli unsurlarındandır. Sporla ilgili olan insanların spor endüstrisinin büyümesinde ve spor kültürünün yeni nesillere aktarılmasında son derece önemli rolleri bulunmaktadır.

Daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi kilit sektör konumunda bulunan ve tüm diğer sektörlere etkisi bulunan spor endüstrisinin kalkınmasının ekonomimize ve şehrimizdeki ticaret hacmine de direkt olarak etkisi bulunmaktadır.

Gençliğinde spor yapma imkanı bulamamış orta yaş ve üzeri insanların bile haftada 3 gün günde en az 5 km. Yürüyüş yapmaları tavsiye edilmektedir. Bu tip egzersizlerin kalp ve damar rahatsızlıklarını engelleyerek yaşam kalitesini artırdığı yadsınamaz bir gerçektir.
Sevgi ve saygılarımla, spor ve sağlık dolu günler dilerim.

4 Mart 2011 Cuma

Spor sosyal ve politik bir anahtardır

Sporun sosyal faydaları üzerine bir çok makale okumuş olduğunuzu tahmin ediyorum. Gençlerimizin eğitimine fayda sağlamak yolunda sporun son derece etkili bir enstrüman olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz.

Sporun sosyal faydalarını gençlerin eğitimi ile sınırlamamak gerektiğinin altını önemle çizmek istiyorum. Konuyu örnekleyerek anlatmanın daha açıklayıcı olduğu görüşünü taşımaktayım.
Çin ile Amerika Birleşik Devletleri’nin ilk uluslararası temasının bir masa tenisi maçı ile başladığını ve bugün iki ülkenin arasındaki ticaret hacminin geldiği noktayı düşünecek olursak; bir sportif faaliyetin değerini belki daha iyi anlayabiliriz.

Yıllardır politik sürtüşmeler yaşadığımız Ermenistan ile aramızdaki buzları eritmek ve bir diyalog başlatabilmek için Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül son derece akıllıca davranıp bir sportif temastan faydalanmamış mıydı? Derinlemesine düşünecek olursak iki ülke liderlerinin bir masa etrafında buluşması imkansız denecek kadar zorken, bir futbol maçını birlikte seyretmek konusunda kimsenin hiç bir itirazı olamazdı... Liderlerin benzer bir adımı politik alanda atmaya çalışmaları bir çok komplikasyona yol açabilecekken, 90 dakika boyunca dostça yan yana oturabilmeleri ve sıcak bir diyalog oluşturulması yolunda önemli adımlar atmaları ancak spor sayesinde gerçekleştirilebilirdi.

Sporun sosyal faydalarına en yakın örnek İTO Meclis Üyeleri arasında yaşanmaktadır. Sadece Meclis ve Komite toplantılarında görüşüp birbirimiz tam anlamıyla tanıyamazken, İTO Spor Kulübü’nün Meclis Üyeleri arasında düzenlediği faaliyetler sayesinde hepimiz dostluklarımızı ilerletme fırsatını yakalamaktayız. Sadece selam verip geçtiğimiz meslekdaşlarımız artık haftada iki gün birlikte top koşturduğumuz takım arkadaşlarımız haline geldiler. Geçmişte birbirimizin adını hatırlamakta zorlanırken şimdi aynı sofraları paylaşıp ailece görüşür olduk. Bu yakınlık meclisimizin işleyişine de destek olmakta ve dayanışmamızın en üst düzeye taşınmasına imkan tanımaktadır.

6 Mart Pazar günü başlayacak olan İTO Meclis Üyeleri 4 Büyükler Halı Saha Turnuvasına hepinizi bekliyoruz. Sahaya çıkacak Meclis Üyelerimiz taraftarı oldukları 4 büyük takımdan birisinin formasını giyerek maçlarda yer alacaklarıdır. Maç programı aşağıdaki gibidir.
Sevgi ve saygılarımla, spor dolu günler dilerim.

25 Şubat 2011 Cuma

Spor Sadece Futbol Değildir

Ülkemizde büyük bir ilgi ile izlenen ve kitleleri peşinden sürükleyen futbol branşının sektörel gelişimi büyük bir hızla devam etmektedir.
Kulüp bütçelerinin yüz milyon liralarla ifade edildiği, yayın haklarının astronomik boyutlara ulaştığı futbol branşının, eğlence sektörünün önemli bir parçası olması artık kaçınılmazdır. Futbol profesyonelleştikçe ortaya konan sert rekabet beraberinde fanatizmi de getirmektedir. Futbol sahalarında sıkça rastlanan istenmeyen davranışları önlemek amacıyla yeni yasalar çıkartılmaktadır. Bu yasalarla uygulanması planlanan ağır yaptırımların caydırıcı olması ve sporda terörün önlenebilmesi bir spor adamı olarak en büyük arzumdur. Ancak sporda terörün önlenmesi ve ülke sporunun gelişim kaydetmesi sadece yaptırım uygulayarak gerçekleştirilebilecek bir olgu değildir. Ülke sporunda ilerleme kaydedilmesi ve spor kültürünün benimsenmesi için futbol dışındaki spor branşlarının son derece önemli olduğunu unutmamak gerekir.

Gençlerimizin centilmence mücadele etmeyi öğrenebilmeleri ve sağlıklı bir yaşam sürmek için sistematik çalışmalar yapabilmeleri için amatör sporların desteklenmesi gerekmektedir. Sporun sosyal faydaları ve gençlerimizin kötü alışkanlıklardan korunması için İTO Spor Kulübü olarak üzerimize düşen görevleri yerine getirmeye çalışmaktayız.

Önümüzdeki günlerde temel spor branşlarına katkı sağlayabilecek yeni projelerle adımızdan söz ettirmeyi planlamaktayız. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi ile yapılacak çalışmalarla birlikte özellikle cimnastik branşında bir çok aktivite hayata geçirilecektir.

Spor sektörünün çok önemli bölümünün şehrimizde faaliyet gösterdiğini düşünecek olursak, ülke sporunun kalkınması için İTO Meclisine ne kadar önemli görevler düştüğünü daha iyi anlayabiliriz. Spor sadece futboldan ibaret değildir. Ülke sporunun ilerlemesi için amatör branşlara da gereken önem verilmelidir, ancak bu sayede spor kültürünün gençlerimize aşılanmasını sağlayabiliriz.

Temel spor eğitimi alan gençlerimizin yetenekli oldukları branşlara sağlıklı olarak yönlendirilmeleri sonucunda son derece başarılı sporcular yetiştirilebilecektir. Bilimsel metodlar izlenerek yapılan ölçümler sayesinde gençlerin hangi spor branşlarına yatkın oldukları kolaylıkla tespit edilebilmektedir.

İTO Spor Kulübü olarak şehrimizde faaliyet gösteren tüm sportif kurumları kucaklayabilecek, temel spor eğitimini geliştirebilecek çalışmalar yapmak en önemli amacımızdır. Siz değerli Meclis Üyelerimizin de bu organizasyona her türlü desteği vereceğinizden şüphemiz yoktur. Spor ve sağlık dolu günler dilerim.

25.02.2011'de yayımlanmıştır.

11 Şubat 2011 Cuma

Ticaretteki deneyim spor sektörü ile birleştirilirse

Geçen sayıda yayınlanan yazımda spor sektörünün diğer sektörlerin lokomotifi konumuna gelmekte olduğunu belirtmiştim. Bu önemli gelişimin tüm iş kollarına yansımasının sağlanması ve spor gibi önemli bir kilit sektörün ticaretin canlandırılması yolunda etkili kullanımının desteklenmesi konularında Odamıza çok önemli görevler düşmektedir.

2011 Erzurum Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunlarının ülkemize kazandırılması için çok önemli katkıları olan Yönetim Kurulu Başkanımız Dr. Murat Yalçıntaş spora gereken desteğin verilmesi yolunda önümüzde önemli ufuklar açılmasına yardımcı olmuştur. Başta Başkanlık Şubesi Müdürü Dr. Cemil Hakan Kılıç olmak üzere İTO personeli de bu önemli organizasyonun gerçekleştirilmesi aşamasında ciddi katkılarda bulunmuşlardır.

İstanbul’un ticaret hacminin artırılması için Anadolu’ya da yatırım yapılması gerektiğini sık sık vurgulayan ve savunan İTO Başkanı Sn. Yalçıntaş, 2011 Erzurum Dünya Üniversiteler Kış Oyunlarının ülkemize verilmesini sağlayan kişilerden birisi olarak Doğu Anadolu’da ticaretin canlanmasına büyük katkıda bulunmuştur.

Bu tip büyük organizasyonların hayata geçirilmesi konusunda biz ticaret adamlarının da yeterli desteği vermemiz ve geri dönüşlerinden pay almamız gerekmektedir. Örneğin Galatasaray Spor Kulübü’nün Seyrantepe’de yapımı tamamlanan Ali Sami Yen Spor Kompleksi’nin yüklenici inşaat firması hissedarları arasında Meclis Üyelerimiz bulunmaktadır. Bu tip önemli sportif yatırımların ticari getirilerinin efektif olarak kullanılabilmesi için spor sektöründeki gelişimleri dikkatle takip etmek zorundayız.

Hükümetimizin tüm kademelerde kayıtsız şartsız destek verdiği spor sektörü iç ve dış ticaretin hareketlenmesi ve büyümesine yardımcı olmaktadır. Spor Toto teşkilatı Türk sporuna yadsınamaz katkılarda bulunmaktadır.

Odamızın tüm Meclis Üyeleri kendi konularında ülkemizin önde gelen ehil kişileridir. Böylesine derin bir ticari deneyimin spor sektörü ile birleştirilerek ticari hareketliliğin artırılması son derece basittir.

Hacmi ile orantılı olarak spora verilen desteklerin kısa ve uzun vadelerde geri dönüşleri son derece tatminkardır. Gerek ticarete gerek tanıtımımıza bu büyük katkıları sağlayan spor sektörünün bakir bir fırsatlar alanı olduğunu unutmamak gerekir.

Sporun pozitif ekonomik etkilerinin yanı sıra sosyal faydaları da bir ulusun kalkınması ve uluslararası alanlarda tanıtımı yönünde son derece önemlidir.

Tüm üyelerimize sağlık ve spor dolu günler diliyorum.

4 Şubat 2011 Cuma

İTO ve Spor

Spor sektörü tüm dünyada hızla gelişmekte ve çok ciddi ekonomik boyutlara ulaşmaktadır. Ülkemizde de büyümekte olan bu sektör sosyal ve ekonomik faydalarıyla dikkat çekmektedir.
Eğlence, inşaat, üretim, gıda, teknoloji, turizm, reklam, sağlık, ulaşım ve medya sektörlerini çatısı altında toplama potansiyeli bulunan ve bu sektörlerle eş güdümlü olarak çalışan spor sektörü ekonomimizin önemli unsurlarından birisi olmak yolunda emin adımlarla ilerlemektedir.

Ülkemiz spor sektörünün çok büyük bir yüzdesi İstanbul ilimizde faaliyet göstermektedir. Bu dev sektörün şehrimizde yoğunlaşması nedeniyle Odamıza önemli görevler düşmektedir.

Bugüne kadar gerek İTO Meclis Üyeleri ve Yönetim Kurulu olarak, gerek İTO Eğitim ve Sosyal Hizmetler Vakfı Spor Kulübü Derneği olarak çeşitli sportif faaliyetlere destek vermiş bulunmaktayız. Spor Kulübümüz yüzlerce çocuğa imkan sağlayarak sağlıklı koşullarda spor yapmalarını sağlamıştır. Kısa ve uzun vadeli planlarımız arasında şehrimizdeki sportif organizasyonlara destek vermek bulunmaktadır.

Şehrimiz çok önemli bir sınava hazırlanmaktadır, 2012 Avrupa Spor Başkenti seçilen İstanbul’umuza bu önemli sınavdan yüzünün akıyla çıkabilmesi için İTO olarak destek vermemiz gerekmektedir. Tüm dünyanın gözlerinin şehrimize çevrileceği bu bir yıllık dönemde çeşitli faaliyet ve sponsorluk organizasyonları ile İstanbul’un tanıtımına, ticaret ve ekonomisinin evrensel boyutta geliştirilmesine katkıda bulunmak ulusal bir görevdir.

Önümüzdeki yıllarda İstanbul’da organize edilmesi planlanan Avrupa Futbol Şampiyonası ve hatta Yaz Olimpiyat Oyunlarının şehrimize getirilmesi konularında girişimlerimizi sürdürecek, ilgili kurumlardan maddi ve manevi desteğimizi esirgemeyeceğiz.

Meclis Üyelerimizin sağlıklı spor yapabilmeleri için Spor Kulübümüz tarafından organize edilen veteran futbol faaliyetlerine katılmak üzere tüm Meclis Üyelerimizin başvurularını beklemekteyiz.
Spor Kulübümüze her zaman destek veren tüm Meclis Üyelerimize, Yönetim Kurulumuza ve özellikle faaliyetlerimize bizzat katılan Meclis Başkanımız Sn. İbrahim Çağlar ile Yönetim Kurulu Başkanımız Sn. Dr. Murat Yalçıntaş’a şükranlarımızı sunarız.

Unutmamak gerekir ki, şehrimizde spor sektörünün büyümesi, ticaretin ve ekonominin büyümesi anlamına gelmektedir.