11 Ocak 2013 Cuma

Hayat Hikayem : 2

İlkokul diplomamı aldıktan sonra ilk olarak Beylerbeyi'nde bulunan Deniz Astsubay okuluna müracaat ettim. Dilekçeme 15 gün sonra olumlu cevap geldi ve ben de hemen Bursa'da sağlık muayenesine girdim. Ancak ciğer röntgenim dumanlı çıktığı için kaybettim.  Bu benim için büyük bir yıkım olmuştu. Tekrar muayene olabilmek için başka bir şehire gitmem gerekiyordu. Babam,  annem ve kardeşimle birlikte Balıkesir'deki Halim abilere gitmemi ve orada yeniden muayene olmama karar verdi. Ne yazık ki buradaki röntgenlerde de ciğerlerimin dumanlı olduğu tespit edildi.

Bursa'ya geri döndüğümüzde abim de İstanbul'dan izinli gelmişti. Benim çok üzgün olduğumu görünce kendisiyle beraber İstanbul'a götürmeyi ve bir kez de Haydarpaşa Askeri Hastanesi'nde muayene olmamı teklif etti. Benim için yeni bir ışık doğmuştu.  Ağabeyim ile birlikte İstanbul'a geldim. Haydarpaşa Askeri Hastanesi'ne askerlik şubesi vasıtasıyla başvurup muayeneye kabul istedik. Buradaki muayenelerden temiz çıkınca askeri okula girmeye hak kazandım.

15 gün sonra da gidip kaydımı Beylerbeyi Deniz Astsubay Hazırlama okuluna yaptırdım. Aradan birkaç gün geçmemişti ki beni sınıf subayı yanına çağırdı ve yaşımın 3 gün geçmiş olduğunu bu yüzden de okuldan ayrılmam gerektiğini söyledi. Sivillerimi giyip okuldan ayrıldım.

Ama inanılmaz üzülmüş, daha doğrusu yıkılmıştım. Elimde bavulum ağlayarak otobüs durağına geldim. Otobüs beklerken benim bu üzüntülü halimden etkilenmiş olan ve kendisi de orada otobüs bekleyen bir binbaşı yanıma yaklaştı ve "evladım neden ağlıyorsun?" diye sordu.

Ben de kendisine durumumu baştan itibaren anlattım. Binbaşı biraz düşündükten sonra bana "seni bizim Çengelköy'deki 3. Kara Astsubay Ortaokulu'na götürüp orada okumanı sağlasam ne dersin? " diye sordu. O anda hem şaşkınlıktan, hem de sevinçten dilim tutulmuş bir halde ne diyeceğimi diyemeden Binbaşı'ya bakakaldım.  Sadece kafamı olumlu anlamda sallayabildim.

Binbaşı ile birlikte gelen belediye otobüsüne bindik ve Çengelköy'de indik.  O zaman okul Kuleli Askeri Lisesi'nin üst kısmında idi. Dosyamı Deniz Astsubay okulundan bana verildiği şekliyle üstüne sadece bir ön dilekçe yazarak olduğu gibi Binbaşı'ya verdim.
3 saat içinde bütün yaşamım değişmişti. Denizci üniformasını çıkarıp Karacı üniformasını giymiştim. Dünyalar önce başıma yıkılmış sonra da yeniden önüme kapılar açılmıştı. Bendeki okuma sevgisini ve çaresizliğini gören bu iyi kalpli Binbaşı sonrada öğrendim ki okulun kayıt kabul başkanı imiş. O gün Beylerbeyi Deniz Astsubay okuluna da öğrenci bulmak için gelmiş meğerse. Deniz astsubay okulu kontenjanını doldurduğu için açıkta kalan öğrencileri kara astsubay okuluna sevkediyorlarmış. Bu binbaşının benim karşıma çıkması sonsuza dek kaybettiğimi sandığım fırsatı yeniden bana vermişti.
Üstelik bu öyle bir şanstı ki değerini çpk sonra anlayacaktım. Deniz Astsubay okulunda Askeri liseye geçme hakkı yoktu. Bu hak sadece Kara astsubay okuluna verilmişti.
Kahırdan lütuf doğar diye güzel bir söz vardır. Bunu ancak yaşanan olaylar yatışıp üstünden biraz zaman geçince daha iyi değerlendiriyor insanlar. Benim durumum da işte böyle olmuştu.

Aradan 1 ay geçmemişti ki bizim okul Mersin'e nakledildi. Böylece 1 ay sonunda bütün okul olarak yeni şehrimize taşındık.