22 Mayıs 2014 Perşembe

Tarihi Bir Fotoğraf

Cimnastik Federasyonu Başkanlığım ve devamında gelen Avrupa Cimnastik Birliği As-Başkanlığı ve diğer uluslararası görevlerim sırasında, uluslararası spor kamuoyunun yakından tanıdığı pek çok önemli şahsiyetle de tanışma ve çalışma şansı buldum. 

Bunlardan birisi de dönemin Uluslararası Olimpiyat Komitesi Başkanı Juan Antonio Samaranch idi. Çok bilge, saygın ve özellikle amatör sporlara büyük destek veren mümtaz bir kişiydi.

Avrupa Cimnastik Birliği (UEG)  Yönetim Kurulu toplantısında çekilmiş bu tarihi fotoğrafta bugün artık aramızda olmayan dönemin Uluslararası Olimpiyat Komitesi Başkanı Juan Antonio Samaranch ile bilikte yine UEG'nin kurucu ve ilk Başkanı müteveffa Pierre Chabloz ve geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz Başkan Klaus Lotz ile birlikteyiz.

90 UEG EC toplantı
20.Ocak.1990 Uluslararası Olimpiyat Komitesi Merkezi

13 Mayıs 2014 Salı

Avrupa'daki Türkler

Uluslararası organizasyonlarda yeralmak çok ciddi bir lobi çalışması, emek ve adanmışlık gerektirir. Yıllar boyu süreklilik, çok çalışma, bıkıp usanmadan kendini anlatma, varlık gösterme ve ülkeni nihayetinde bir Uluslararası Spor organizasyonunda temsil etme hakkı kazanma üstelik de bunu seçimle elde etme benim için hayatımdaki en büyük başarılardan birisidir.

Avrupa Cimnastik Birliği'nde önce Yönetim Kurulu üyesi sonra da As-Başkan olarak görev yapmam uluslararası spor dünyasına adım atmamı sağladı. Bu bağlamda ülkeme en çok burada hizmet ettiğime inanıyorum. Ülkemi en iyi şekilde temsil etmek için elimden geleni yaptım. Benim  açtığım yoldan devam eden sevgili çalışma arkadaşlarım Prof. Dr. Metin Sayın ve Prof. Dr. Seyhan Hasırcı da UEG'ye büyük hizmetler vermiş iki Türk spor adamıdır.

Ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek için elimizden geleni yaptık ve bunu başardığımıza da inanıyorum. Bir dönem Avrupa Cimnastiğinin tepe noktasında olan 3 Türk'ü birarada gösteren bu fotoğraf da o günlerin güzel bir anısı olarak arşivimizde en kıymetli yerlerden birine sahiptir.

UEG

12 Mayıs 2014 Pazartesi

Kaleci Atilla

harbiye forma

Sevgili futbol kulübüm Fenerbahçe'nin Lig Şampiyonluğu nedeniyle bugün bir futbol enstantanesi paylaşmak istedim. 

İnsan eski defterleri karıştırdıkça neler neler buluyor. Bu resim yanlış hatırlamıyorsam 1959 senesinde Erzincan Askeri Lisesi'nde yapılan sınıflararası futbol turnuvasında çekilmişti. Çok farklı spor disiplinleri ile ilgilendim ama kariyerimde kalecilik olduğunu ben bile unutmuşum..

9 Mayıs 2014 Cuma

Adı değişse de modası geçmeyen şey

vesikalık

Bir zamanlar ne ekran ayarını yapıp şıp diye kendimizi çekeceğimiz ve sonrasında da tık diye facebooka yükleyebileceğimiz akıllı telefonlarımız vardı ne de doğal olarak "selfie"ler.

Ancak o zamanlarda da fotoğraf çekiliyordu, sadece biraz zahmetliydi. Güvendiğiniz, işini iyi yapan bir fotoğrafhaneye gidip en havalısından pozunuzu veriyordunuz. Ardından birkaç gün bekleyip çıkan fotoğrafları alıyor sonra da tabii ki uzaktaysanız ailenize ama daha da önemlisi sevdiğinize bu fotoğrafı iletiyordunuz. Elbette ki arkasına ya da üzerine fiyakalı bir not ilavesiyle.

Bu fotoğraf 6.Nisan.1968'de zamanın meşhur fotoğrafçısı Hayat'ta çekilmiş. Arkasındaki notta "Babacığıma, anneciğime hörmetlerimle" yazıyor.

8 Mayıs 2014 Perşembe

Abdullah Baştürk

geneliş sendika

Askeriyeden ayrıldıktan ve üniversitede okumaya başladıktan sonra aileme yük olmamak için belediyede çalışmaya başladım. İşçi statüsünde görevli olduğum için hemen Genel-İş Sendikası’na üye oldum. O dönemler sendikacılığın güçlü olduğu dönemlerdi. Çok gençtim ama hevesli ve çalışkandım. Sendikacılığı merak ediyordum. Zaten çocukluğumdan beri her tür organizasyonun yapısına, işleyişine karşı tabii bir merakım vardır. Genel – İş sendikasında dönemin karizmatik Başkanı rahmetli Abdullah Baştürk’le doğrudan çalışma imkanı buldum.

O dönemlerin bana büyük katkısı oldu. Daha sonra kendi işimi kurup yanımda eleman çalıştırmaya başladığımda bu bilgiler ışığında bir düzen oluşturdum. Patron olmanın birinci kuralı; işçi mutlu değilse işveren de mutlu olamaz. Personelimi her zaman kendimden önce düşündüm. Sosyal haklarını her zaman gözettim asla sigortasız işçi çalıştırmadım. Sık adam değiştirmedim, birçok çalışanım benim yanımdan emekli olmuştur. Evliliklerini, çocuklarının doğumunu hatta kimisinin çocuğunun nikahını bile görmek yaşamak kısmet oldu. Yanımdan ayrılan personelimin çoğu ile hala görüşürüm. Kazandığını paylaşmadan, bütün çalışanlarınla birlikte kendini bir aile olarak görmeden başarı olmaz.

Bu fotoğraf sanırım sene 1963 ya da 64 olmalı Ankara'da düzenlenen Uluslararası Genç İşçiler Konferansı sırasında katılım sertifikasını Abdullah Baştürk'ün elinden alırken çekilmişti.

7 Mayıs 2014 Çarşamba

Doğaya şükran

1512287_557407517707489_2046807163_n

Bugün çiftliğime gittiğimde güzelim pembe çiçeklerini açmış beni selamlayan şeftali ağacıyla bir resim çektirmeden edemedim. Bahar aylarının bu uyanış günlerinde böyle güzel bir manzara ile karşılaşmak beni çok mutlu etti. İnsanoğlunun bütün tahribatına rağmen azimle kendi döngüsünü korumaya çalışan, bize devamlılık ve süreklilik hissini veren, bizi koruyan, kollayan, besleyen, bütün farklılıklarıyla en büyük uyumu ve dengeyi kuran doğaya çok şey borçluyuz.

6 Mayıs 2014 Salı

Ford Anadol Bayiliği

Belediyeden ayrılıp kendi işimi kurmaya karar verdiğimde ilk önce otomobil yedek parçacılığı yaptım. Kadıköy Karadut sokakta küçük bir dükkan kiraladım. Gecemi gündüzüme, dişimi tırnağıma taktım çalıştım. En büyük amacım otomobil bayii olmaktı. İşlerimi biraz toparladıktan sonra bu sefer Kadıköy Vişne Sokak'ta otomobil de satabileceğim büyüklükte bir dükkanı satın aldım.

Ondan sonra Koç Grubu'na ait Motör Ticaret A.Ş.'ye bayilik için başvurdum. Bu resim 1972 senesinde Motör Ticaret'in yıllık olağan Genel Kurulu'nda; Vehbi Koç'un da aralarında bulunduğu Koç Holding üst yönetimine ve bayiilere benim takdimim sırasında çekilmişti. Motör Ticaret'in o dönemki Genel Müdürü Suat Boydaş kürsüde sunum konuşması yaparken. Yer  Tarabya Oteli

ford anadol bayilik katılım

5 Mayıs 2014 Pazartesi

1974 yılından bir not

1974 yılı işçi hakları

1939 doğumluyum. Üç çocuklu orta halli bir ailenin çocuğu olarak aileme destek olmak, kendi cep harçlığımı çıkarmak amacıyla ilkokul çağlarımdan beri çalıştım. Hayat bugün olduğu gibi dün de zordu. Yoktan bir şeyler var etmeye çalışmak, bir şeyleri kurmak, geliştirmek büyütmek için büyük emek vermek gerekiyordu. Azim, hırs ve çok çalışmak olmadan bugün bu noktalara gelemezdim.

Uzun yıllar otomobil servisçiliği yaptım. Evliliğimizin ilk yıllarında Sermin çoğu geceyi yalnız geçirmiştir. Geceleri dükkanda yatardım. Tamire gelen arabaları sahiplerine zamanında teslim edebilmek için işçiler gittikten sonra ben kaporta işlerine devam ederdim. Bugünkü rahatsızlığımın temel sebebi o yıllarda çok fazla ferepe tozu (anadol otomobillerin kasaları fiberglastı, kısaca ferepe derdik) solumaktandır.

Burada hepimiz için bir arşiv oluşturmak, fertler ya da kurumlar olarak nerelerden nerelere geldiğimizi görmek amacıyla zaman zaman resim veya gazete haberi paylaşımı yapıyorum. Bugün de yine ilginç bir şeyler bulmak için eski kupürleri tararken 1974 yılında servis personeli ile ilgili düzenlemeleri yazdığım bir notu buldum, 40 yıl öncesinden kalan bu not beni aldı o yıllara götürdü. O günün koşullarında çareyi yoğurt takviyesinde buluyormuşuz.