8 Mayıs 2014 Perşembe

Abdullah Baştürk

geneliş sendika

Askeriyeden ayrıldıktan ve üniversitede okumaya başladıktan sonra aileme yük olmamak için belediyede çalışmaya başladım. İşçi statüsünde görevli olduğum için hemen Genel-İş Sendikası’na üye oldum. O dönemler sendikacılığın güçlü olduğu dönemlerdi. Çok gençtim ama hevesli ve çalışkandım. Sendikacılığı merak ediyordum. Zaten çocukluğumdan beri her tür organizasyonun yapısına, işleyişine karşı tabii bir merakım vardır. Genel – İş sendikasında dönemin karizmatik Başkanı rahmetli Abdullah Baştürk’le doğrudan çalışma imkanı buldum.

O dönemlerin bana büyük katkısı oldu. Daha sonra kendi işimi kurup yanımda eleman çalıştırmaya başladığımda bu bilgiler ışığında bir düzen oluşturdum. Patron olmanın birinci kuralı; işçi mutlu değilse işveren de mutlu olamaz. Personelimi her zaman kendimden önce düşündüm. Sosyal haklarını her zaman gözettim asla sigortasız işçi çalıştırmadım. Sık adam değiştirmedim, birçok çalışanım benim yanımdan emekli olmuştur. Evliliklerini, çocuklarının doğumunu hatta kimisinin çocuğunun nikahını bile görmek yaşamak kısmet oldu. Yanımdan ayrılan personelimin çoğu ile hala görüşürüm. Kazandığını paylaşmadan, bütün çalışanlarınla birlikte kendini bir aile olarak görmeden başarı olmaz.

Bu fotoğraf sanırım sene 1963 ya da 64 olmalı Ankara'da düzenlenen Uluslararası Genç İşçiler Konferansı sırasında katılım sertifikasını Abdullah Baştürk'ün elinden alırken çekilmişti.