8 Ocak 2013 Salı

Başkanım Atilla Örsel'e



Yürürken halimi görme arkadaş!..

“Bir lokma ekmek için şerefini çiğnetmeye…
Bir anlık eğlence için servetini tüketmeye…
Bir zamanlık mevkii için el ayak öpmeye…Günlük menfaatler için onurunu terk etmeye…
Bir kısım insanlara kızıp, tüm insanlara düşman olmaya…
Değmez bu hayat…”

Bu sözleri kendisine düstur edinmiş bir Türk insanı, tam 31 yıldır sürdürdüğü Türkiye Cimnastik Federasyonu Başkanlığını kendi isteğiyle bırakırken, arkasında sel gibi akan bir dostluk nehri bıraktı…

“Benim işim, benim hastalığım, benim sporum” diye yürekten bağlandığı bir hizmetten, şimdilik başkan olarak ayrılan ama hizmetlerine aynı hızla devam etmeye de hazır olan Atilla Örsel, yüreğini kaplayan burukluğa ve sevgilisinden ayrılan bir sevdalının aşkını rafa kaldırmasıyla içindeki közü henüz söndürmüş değil…
+++

Cimnastik sporu, öyle bir iki yılda şampiyonluk hayali kuranların sporu değil…
Bunu hepimiz biliyoruz…
Örsel’in tanımıyla, bir sporcuya en az 10 yıl lazım bu mutluluğu yakalaması için…
Ferdi lisanslarla yarışan sporculardan, günümüzde onlarca kulübün yarıştığı süreçte aşılan nice engeller..
Gençlerin cimnastiğe gönül vermesi adına 31 yıldır hız kesmeyen enerjisiyle, spor aleminin de en sevilenleri arasına giren Atilla Örsel’in öğrencileri arasında bu gününün Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman’ın da olduğunu söylersek, kimse şaşırmasın…
Çünkü Örsel’e göre, bir çocuk, temel cimnastik eğitimi almışsa, diğer spor dallarında da mutlaka başarılı olur…
31 yılda, Yücel Seçkiner’den başlayıp, Mehmet Baykan dahil 11 Genel Müdür;
Vecdi Özgül’den başlayıp, Suat Kılıç’a kadar uzanan 18 sporla ilgili bakan gören Atilla Örsel, bütün bunları, istikrarın getirdiği bir şerefli çalışma anıları olarak sabırla biyografisine yazdırmış adamdır…
Ama kimsenin önünde boyun büküp, el ovuşturmamış, kendi doğrularını muhatabı kim olursa olsun savunmaktan asla çekinmemiştir.
Cimnastiğin uluslararası üst düzey boyuttaki UEG ve daha sonra da FIG yönetim kurullarında uzun yıllar boyunca yüklendiği önemli sorumluluklar, şahsının yanı sıra ülkemiz adına da kuşkusuz büyük gurur kaynağı olmuştur.
2014 Ritmik Cimnastik Dünya Şampiyonası’nı İzmir’e getirerek, Türkiye’ye çok önemli bir adım attıran Atilla Örsel aslında “Vakit tamam” dememiş, vaktin nasıl geçtiğini bir türlü 31 yıla sığdıramamanın burukluğu ile yerini gençlere bırakmıştır…Hem de elinde büyüttüğü şampiyon bir sporcusuna, Suat Çelen’e..
Ama o hep cimnastiğin ve Türk Sporu’nun “Atilla ağabeyi” olarak, daha önemlisi Genel Kurul kararı ile taçlandırıldığı “Onursal Başkan” sıfatı ile hatırlanacaktır…
Buna da hakkı vardır helalinden…

+++
“Geceler benimdir yarınlar senin,
Çünkü ben dünlerde kaldım arkadaş,
Boş yere albüme uzanır elin,
Resimleri bile yaktım arkadaş.
Dertleşmek istedim açıldım sana,
Boşuna göz yaşı dökme arkadaş,
Buradan çıkarken bakma ardına,
Yürürken halimi görme arkadaş”

 +++
 Atilla Örsel31 yılın ardından belki bizlere belli etmiyor ama içindeki bir ses ona “Dostlarını iyi tanı” diyor…

Ve o Atilla Örsel’in “Benim dostlarım saymakla bitmez” diyen sesi çınlıyor kulaklarımızda…

Gerçekten dost canlısıdır Örsel

Hem de en hakikisinden…

“Herkesin yığınla arkadaşı olabilir ama yığınla dostu olamaz…
Çünkü dostluklar özellik ister…
Bir sürü değil, birkaç tanesi özel olmalı…
Hastayım dediğinde “Geçmiş olsun” demez o dost bildiklerimiz…
Koşar gelir…
“Canım sıkkın” dediğinde, gelir koluna girer, saatlerce dolaşır seninle ve beraberce ağlar…”

İşte Atilla Örsel’in, sevdikleriyle kurduğu gönül köprüsünün temelinde bu dostluklar yatar…
Onu bir sevdiniz mi, pir sevdiniz demektir…
Bir saydınız mı, pir saydınız demektir…
O hep bizim sevgili başkanımız olarak kalacaktır yüreğimizde…
Ve şu sözünü hiç unutmayacaktır sevenleri:
“Şerefle tamamlanması gereken en asil görev hayattır”
Eyüp KARADAYI